|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Şu an sitede, 2 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.
Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz. |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
| Pazartesi | 24 |
| Salı | 9 |
| Çarşamba | 18 |
| Perşembe | 21 |
| Cuma | 28 |
| Cumartesi | 8 |
| Pazar | 17 |
| Toplam: | 22940 |
| En Çok: | 177 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Üyelerimize teşekkür ederiz...
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
ARŞİVLERDEN SEÇMELER Ahmet SALTIK |
|
|
|
|
|
|
 |
 |
Ahmet SALTIK: Nasıl Bir Yerel Yönetim ... - Prof. Dr. Ahmet SALTIK |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
 |
DUYURU: 12 Ocak 2009 İstanbul Toplantısı Sonrası Basın Açıklaması ... |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
ADD GYK'nun 12 Ocak 2009 İstanbul toplantısı sonrası basın açıklaması hakkında değerlendirmemizdir..
İlgi : www.add.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=1815&Itemid=1 adresinde çıkan
ADD geç de olsa kendine geliyor galiba.. Korkunun ecele yararı yok.. Meşru zeminde örgütlü savaşım, hukuk içinde yürütülecektir, yürütülmelidir.. Dün olduğu gibi.. Bu gün de böyle olmalıdır. Eleştirilen / benimsenen olgular sağlam, kamuoyunu ikna edebilecek bilimsel, hukuksal gerekçelere dayandırılmalıdır. Hamasetle ve genel-geçer gerekçelerle kamuoyu oluşturmak olanaklı değildir.
Örn. Kürtçe yayın yapan TRT 6'nin Anayasa'nın hangi maddelerine aykırı düştüğü açık açık belirtilmeli; bu bağlamda ADD sağlam bastığını düşünüyorsa, ve gerekliyse yasa yollarını kullanarak yargıya gitmelidir. Ayrıca: Sözde Ergenekon'un dış kökeni ve AKP'nin misyonu açık seçik konmalıdır. Neleri örttüğü de.. Örn. AKP'nin yarattığı ekonomik krizi (Dikkat; kriz bizim krizimizdir, dış kriz yalnızca ağırlaştırıcıdır ! ),
Ergenekon'un bunu da örtmek üzere dizi film gibi yeni senaryolarla sürdürüldüğünü vurgulamak gerekir. Yine TRT 6'nın Ergenekon toz dumanında ve de yerel seçim öncesi opportünistçe servis edildiğini öne çıkarmak gerekir. ADD açıklamalarının Türkçe'sine, kurgusuna, iletilerin açıklama metninde sıralanmasına ve etkili bir anlatıma
çok özen gösterilmelidir. Bu metinler tarihe malolacak, yüksek nitelikli içerikler olmakla kalmamalı, Türkçe'nin de ustaca kullanımına örnek vermelidir. "Şiar" yerine "ana ilke" "temel ilke" kullanılmalıdır.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
KONFERANS: AKP'nin Sağlık Politikaları Çıkmazı ... |
 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Değerli Okuyucu,
25 Aralık 2008 günü, Düzce Üniversitesi'nin çağrılısı olarak, bu üniversitenin İnsan Hakları Etkinlikleri
kapsamında bir görsel konferans sunduk.
Bilindiği gibi, emperyalist çevrelerce en çok kötüye kullanılan kavramların başında belki de
İNSAN HAKLARI geliyor..
Batı emperyalizminin en çok ayaklara altına aldığı olgu olsa gerek ki, bir tür kollektif bilinaçaltının
dışavurumu örneği olarak, suret-i haktan görünerek bu kavramı kötüye kullanmakta ve
bizim gibi gelişmekte olan ülkeleri istikrarsızlaştırmak için psikolojik savaş aracı olarak
değerlendirmekten geri durmamaktalar.
Yüce ATATÜRK, güzelim ülkemizin emperyalist işgalden kurtarılmasına öncülük ederek,
neredeyse olanaksızı gerçekleştirmiş ve Türk ulusuna yalnızca özgür bir yurt ve vatan
kazandırmakla kalmayıp, gerçekte YAŞAM HAKKI sağlamıştır. Üstelik kurduğu ülkede
ulus egemenliğine dayalı çağdaş bir Cumhuriyet yaratarak. Halife-sultan olması önerisini
şiddetle reddederek..
Nitekim Büyük ATATÜRK, Söylev'inde Sevr'i tanımlarken bu metnin salt savaşta yenilen
bir ülkeye dayatılan klasik bir Anlaşma olmayıp, tersine, "Batılılar tarafından yüzlerce yıldır
hazırlanan, Türk Ulusunu yok etme amaçlı bir suikast planı" olduğunu özellikle vurgulamaktadır.
Dolayısıyla Yüce ATATÜRK, yeryüzünün en büyük insan hakları öncülerindendir.
Yansılarda da görüleceği üzere UNESCO bu olguyu netlikle saptamaktadır.
Öte yandan, Said-i Kürdi'nin BİLE, 1920'lerde bir Ermeni ve bir de Kürt paşasının Kürt halkına
danışmadan bilinen çevrelerce yönlendirilerek Osmanlı'ya karşı ayaklanasına karşı çıkışı,
emperyalizme maşa olmayı reddedişi de kendi kaleminden aktarılmakta.
Günümüzde Kürt haklarının değil, Batı adına Kürtçülüğün taşeronluğunu yapanlara ibrettir.
Yanıtını çok öğretici olduğunu düşündüğüm bir soru :
Emperyalizm ile işbirliği yapılarakhalklara özgürlük savaşımı yürütülebilir mi?
Ya da, tarih, emperyalistlerin herhangi bir halka özgürlük sağladığına hiç tanık olmuş mudur?
Dolayısıyla Kürt yurttaşlarımızın da
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
CUMHURİYETİMİZ 85 YAŞINDA :
SONSUZA DEK, ŞAN ve
ŞEREFLE YAŞATACAĞIZ !
Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
ADD Genel Başkan Önceki Yrd.
www.ahmetsaltik.com
G i r i ş :
“Hiçbir kuşkum yoktur ki,
Türklüğün unutulmuş büyük uygar niteliği ve büyük uygar yeteneği,
bundan sonraki gelişmesi ile,
geleceğin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
“10. Yıl Söylevi” sonunda, 29 Ekim 1933
Yüce ATATÜRK, Cumhuriyetimiz’in 10. yılı kutlama töreninde verdiği 10. Yıl Söylevi’nde,
yukarıdaki dizeleri, özel bir vurgu ile adeta haykırarark dile getirmişti. Çünkü, Osmanlı İmparatorluğu döneminde (1299-1920) 621 yıl boyunca “Türk Ulusu’nun egemenliğine Osmanoğullarınca zorla elkonulmasına” (gasp edilmesine) isyan etmekteydi. 3,5 yıl süren anti-emperyalist Kurtuluş Savaşı’nın (19 Mayıs 1919 - 9 Eylül 1922) görkemli bir utku ile kazanılmasının ardından Lozan barış görüşmelerine Padişah da çağrılınca, isyan etmiş ve artık Saltanat’ın kaldırılmasının zamanının geldiğine karar vermişti.
Bu amaçla TBMM’ye sunulan önerge, 31 Ekim / 1 Kasım 1922 gecesi Komisyonda görüşülmekteydi. Kuşku yok, Saltanat’ın kaldırılması, Cumhuriyet’e giden yolun en önemli adımlarından biriydi.
TBMM Komisyon görüşmelerinin uzatılması karşısında, gece yarısından sonra Komisyona
giderek yaptığı tarihsel “uyarı” konuşmasında aşağıdaki çok açık ve kararlı sözlere yer vermişti :
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
2 Ekim 2008 : AKTÜTÜN Sınır Karakolu Baskını |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
 |
AYDINLANMA: TÜRK DİLİ, ATATÜRK ve KÜLTÜR EMPERYALİZMİ |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
TÜRK DİLİ, ATATÜRK ve
Günümüz Kültür Emperyalizmi
Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
ADD Genel Başkan Önceki Yrd.
www.ahmetsaltik.com
“Tarih, kralların, generallerin çiftliği değil, ulusların tarlasıdır.
Her ulus geçmişte bu tarlaya ne ektiyse, onu biçer.”
François-Marie Voltaire (1694-1778)
Giriş :
Yazımıza, Yüce Atatürk’ün Prof. Afetinan’a not ettirdiklerinden bir alıntı ile başlayalım :
· “Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay
olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır.
Bir de Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği
nihayetsiz felâketler içinde ahlâkını, an’anelerini, hâtıralarını, menfaatlerini,
kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza
olunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”
(Afetinan, Türk Dili Degisi, Sayı : 182, 1966 syf. 90, 1931)
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
ÖRTÜLÜ FAŞİZMDEN AÇIK İSLAMİ FAŞİZME : |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
ÖRTÜLÜ FAŞİZMDEN
AÇIK İSLAMİ FAŞİZME :
NAM-I DİĞER
“ILIMLI İSLAM”
REJİMİNE Mİ ??
Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
ADD Genel Başkan Önceki Yrd.
www.ahmetsaltik.com, 24.09.08
· “Ergenekon operasyonu” 9. dalgasında da ülkenin bir bölüm
yurtsever aydınlarını med-cezir örneği kabarıp sönümlenmesi gibi
içine aldı, yuttu.. Dahası, bizde med-cezir doğal-zararsız olayı ötesi,
karanlık madde çağrışımı yaptı. Bir anlamda psikolojik savaş
muradına eriyor. Bizim gibi iyi-kötü mürekkep yalamış ve yaşı
yarım yüzyılı devirmiş ülke yurttaşlarını bile terörize edebiliyor,
denetlenebilse de kaygı-endişe sürecine sürükleyebiliyor.
Kuşkusuz kişisel bağlamda değil, ülke adına makro plan ve ölçekte..
G i r i ş :
Basında izliyoruz, gözaltı süresi 24 saati aşmasına karşın hâlâ ifadesine
başvurul(a)mayan “şüpheliler” var.
“.. ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece
katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenlediği.. “ daha
1. maddesinde vurgulanan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası,
2005 başından bu yana, Ülkemizde ceza yargılamaları rejimini
AB’ye uyum sürecinde düzenlemekte.
Bu yasa 2/a) maddesinde; “Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında
bulunan kişiyi,”.. ifade eder.. demekte (İngiizce “suspect” in çevirisi).
Devamı için tıklayınız
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
SİVAS KONGRESİ’nin 89. Yılı : Ne Mutlu Türkiye’ye ! |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
 |
KONFERANS: ŞERİF MARDİN ATATÜRK'e NEDEN SALDIRIYOR? |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Bay Şerif Mardin buyurmuş :
"Kemalizm kuru bir ideolojidir.." (!?)
Gerçekte de öyle midir??
Neden saldırır dururlar?
Kimden ve nerden talimat alırlar ??
Yaptıkları gerçekten bilimsel irdeleme midir??
Power point yansılarını özenle izleyiniz ve arkaplanı siz de görünüz..
Nasıl bir acımasız psikolojik savaş yürütülüyor ülkenin en temel değerlerine??
Önce Başbakanlık önceki müsteşarı (Prof. Ömer Dinçer) başlar..
Sonra Gazi Üniversitesi'nden bir zat-ı şahane -Atilla Yayla- (O da Profesör!?)
zincirin bir başka halkasıdır.. Bu zatın görüşlerine,
Ulusal Eğitim Derneği'nde verdiğimiz 16 Aralık 1006 tarihli
KEMALİZM GERİCİLİK Mİ, ANTİ-EMPERYALİST BAŞKALDIRI MI ??
başlıklı görsel konferansımız ile yanıt vermiştik..
Bu yansıları da sitemizde bulabilirsiniz..
Sistematik bir "akıl boşaltma" çabasıdır Türk halkına yaraşır görülen..
AB-D'den hep destek bulurlar : En yalın gerekçe, sözde düşünce özgürlüğüdür..
Temel erek ise, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün
anti-emperyalist, tam bağımsızlıkçı, özgürlükçü, ulus egemenliğine..
dayanan devrimci ideolojisini yıkmaktır.. Zihinlere tuzak kurup tutsaklaştırmaktır..
Bu dosyada izleyeceğiniz power-point yansıları, 24.06.08 günü Ankara'da
Kuvayı Milliye Topluluğu Ulusal Güçler Birliği Platformu'nda sunulmuştur
(Kıbrıs Türk Kültür Derneği binasında, Salı toplantılarında..)
Sununun makalesini, bu sitemize daha önce koymuştuk..
Türkiye Cumhuriyeti = Özgür-onurlu laik yaşam,
O'na sürekli, akla-bilime dayalı örgütlü ulusal uyanık bekçiliği zorunlu kılıyor..
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
KONFERANS: LOZAN'IN 85. YILINDA EMPERYALİST KUŞATMAYI YAR-MAK ! |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
24 Temmuz 1923, Osmanlı'nın ölüme ve yokedişe sürüklediği Türk Ulusu'nun, Türkiye Cumhuriyeti'nin diplomatik tapusunu aldığı gündür. Türkiye Cumhuriyeti, bu Antlaşma ile uluslararası toplumun eşit, egemen, bağımsız, özgür ve onurlu bir üyesi olarak onanmıştır. Görüşmeler, Batı'nın kapitülasyon isteminde ısrarı yüzünden bir ara kesildi ve son derece büyük güçlüklerle, yaklaşık 8 ay sürdü.
Gazi Mustafa Kemal Paşa, bu olağanüstü süreçte Türkiye'nin yazgısını, en yakın silah ve dava arkadaşı İsmet İNÖNÜ'ye emanet etmişti.
1 nci Dünya Paylaşım Savaşı sonrası bağıtlanan Antlaşmalardan yürürlükte olan tek metin Lozan Antlaşması. Ancak Batı emperyalizmi, artık yeterince zaman geçtiğini, "Mustafa Kemal" parantezinin kapandığını ve tozlu tarih arşivlerinden Lozan Antlaşması'nın indirilmesi gerektiği inancında. AB yetkilileri hatta kurumları açık açık dillendirmekteler.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
Sn. A. Selçuk ACUNSAL'a Açık Mektubumuzdur! |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Sayın Ahmet Seçuk ACUNSAL,
www.asahaber.com'u yeniden açarak çooook iyi yaptınız..
Son nefesimize dek uğraşacağız elbette..
Yükümlü olduğumuz bu, pek doğallıkla..
Akılcı-örgütlü emeğimizi esirgemeyelim,
başarılı olmamak olanaksız..
Ben Türkiye'den umudu asla kesmedim, kesmiyorum..
Türkiye, tartışmasız büyük ve çok köklü bir devlet!
“Devlet aklı”ndan ise, kim ne derse desin, asla yoksun değil..
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
Ahmet SALTIK: Dünyanın her bir yerindeki anti-emperyalist dostlara! |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Saygın Türkiye ve Dünya Kamuoyuna !
Dünyanın her bir yerindeki anti-emperyalist dostlara!
Sözde “Ergenekon Operasyonu”,
adaletsiz, tümüyle uydurma, tüm Türkiye’ye ve özellikle
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK)
ve O’nun saygın, parlak, emekli orgenerallerine karşı
aşağılayıcı bir tuzaktır;
basitçe nedeni, O (TSK), Türkiye’nin iyi bilinen geleneksel “Batı’lı” düşman-dostlarına karşı
en güçlü engel olagelişidir.
To The Respectfull Turkish and
The World Public Opinion!!
To all anti-imperialist friends all over the World!
So called "Ergenekon operation"
is a unfair, entirely fabricated, humiliating trap to whole Turkey
especially to the Turkish Armed Forces (TSK) and his prestigious, brilliant
retired full-star generals simply because it's been the strongest barricade
against Turkey's well known traditional “Western” friend-enemies.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
KEMALİZM’in İNSANCIL ULUSALCILIĞI ve EMPERYALİZMİN.. |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
 |
TSK Neden Türk Halkının Yasal Desteğini İstiyor ?? |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
 |
ADD Yönetimine Kutlama !.. |
 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Değerli okurlar,
Sayın Prof. Dr. Ahmet SALTIK'ın " Kırılmanın Kırılması " 5 Haziran 2008 Anayasa Mahkemesi Kararı ...
“ ..............
Başımıza neler örülmek istendiği ve nasıl direndiğimiz görülmeli,
Gazi Mustafa Kemal A T A T Ü R K
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
Ahmet SALTIK: 89 uncu Yılında 19 Mayıs 1919’un Anlam Ve Önemi !... Prof. Dr. Ahmet SALTIK |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
SAYGIN YURT ve DÜNYA KAMUOYUNA!
19 Mayıs 1919; emperyalizmin bin yıllık vatanımızı işgaline kutsal isyan günümüzdür.
19 Mayıs 1919; “Batılı dostlar” ın, Yüce Atatürk’ün Söylev’inde vurguladığı üzere;
Türk Ulusunu tarih sahnesinden yok etmek için yüzyıllardan beri hazırlanan bir “suikast planı” na başkaldırdığımız gündür.
19 Mayıs 1919; Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 7 düvelin görülmemiş çullanmasına karşı Anadolu insanımızın ölüm-kalım kavgasının ateşini harladığı gündür.
19 Mayıs 1919; “Ya istiklal, ya ölüm!” diye Ata’sının öncülüğünde şahlanan bir halkın, emperyalistleri kahrederek vatanından defettiği büyük kalkışma günüdür.
19 Mayıs 1919; insanlık onurunun yayılmacı-sömürgen, acımasız soykırımcılarını tüm mazlum Doğu ulusları adına da yerden yere vurduğumuz doğum günümüzdür.
19 Mayıs 1919; insanlık ve uygarlık tarihinde, eşi görülmemiş ve belki de görülmeyecek onurlu, soylu bir uyanışın, özgürlük bilincinin, görkemli bir dirilişin şanlı tarihinin Ulusumuzca tarihe kazınmaya başlandığı “Kutsal İsyan” gündür.
19 Mayıs 1919; başımızın göğe erdiği, sevincimizi, coşkumuzu, tam bağımsız ve onurlu bir ülke ve ulus olarak sonsuza dek yaşama kararlılık ve azmimizi dağlara taşlara, yüreğimize ve gönlümüze sığdıramadığımız bir koca tarihtir..
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Deniz’e,
Yusuf’a
Hüseyin’e!
“Biz Önemli Değiliz, bir Şey Önemlidir ki Türkiye ! Türkiye’yi Sevelim ! ”
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan..
3 Fidan’ın idam edildiklerinin 36. yılndayızı..
6 Mayıs 1972 sabaha karşı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan,
Ankara Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin verdiği kararı Meclis'in onaylamasıyla idam edildiler.
Deniz 24, Yusuf 23, Hüseyin 22 yaşındaydılar.
Ben de Hacettepe’de tıbbiye’nin 1. sınıfındaydım. 19. yaşımı sürüyordum.
3 ay önce, 12 Mart 1971’de askeri muhtıra verilerek Demirel hükümeti düşürülmüş ve tüm ülkede sıkıyönetim ilan edilmişti...
Onlara “anarşit” diyordu ortalama yurdum insanı.
Gerçekte de “anarşist” ler miydi bu insanlar? Ülkeyi karıştırma amacı mı güdüyorlardı ?
Egemenler ve araçları, gazeteler, radyolar ve devletin TV’si TRT öyle diyordu.
“Baş”larına büyük büyük ödüller ilan ediliyordu..
Yurttaş, bol sıfırlı rakamları bulan ödüllerle “sayın muhbir vatandaş” olmaya kışkırtılıyordu.
Oysa Onlar katıksız birer yurtsever, görkemli birer anti-emperyalist, “istiklal-i tamme” diye boğazını yırtarcasına haykıran Yüce Atatürk’ün öz evlatları olarak özgür birer TAM BAĞIMSIZLIKÇI idiler.. İnsan öldürmediler, hiçbir adi suça yönelmediler. Ama tertemiz eylemleri, iyi bilinen iç ve dış kurumlarca iğrenç biçimde kirletildi. Banka soygunları, gemi batırmaları, AKM sabotajları... gizli servislerce sahneye kondu ve bu halk kahramanlarının tabanla, yurttaşları ile, sömürülen emekçilerle doğal ittifakı dinamitlendi.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız. |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|